Irk ve Millet Karmaşası

      Bu yazımda tüm insanlar tarafından yapılan büyük bir yanlışa değinmek istiyorum. Bu yanlış öyle bir yanlıştır ki devletlerin bölünmesine yol açabilecek bir anlam karmaşasıdır. Irk ve millet aynı şeyler değildir. Biyolojik(bilimsel) olarak baktığımızda tek ırk insandır. Yani homosapiensdir. Dini olarakta baktığımızda da farklı bir şey göremezsiniz. Herkesin Ademi birdir. 

       Yani Türk, İngiliz, Fransız, Alman gibi tabirler ırk tabiri olamaz. Bunlara ırk dememeliyiz, peki nedir bunlar? Millettir. Millet dediğimiz olgu, ana etken olarak kültürü içerir. Sahip olduğunuz ve değerlerinizi üzerine inşa ettiğiniz bir olgudur. Siz hangi kültürle büyürseniz, o milletten sayılırsınız. Bebeklikten itibaren bir İngiliz ailesi sizi büyütüyorsa, siz bir İngiliz olacaksınız, çünkü tüm öğretileriniz ve yaşamınız onlardan gelecektir. Bu örnek, çok önemlidir.

     Bizler Türk Milleti dediğimizde Türkiyede'ki tüm vatandaşlarımızı ele alıyoruz. Kürt,Laz,Çerkez,Zaza ve daha bir çok etnik grubun çatısıdır. Zaten biraz düşünebilen herkes bunun farkına varacaktır. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'te aynı sözleri sarf etmiştir. Türklüğü vatandaşlığa indirgemiş ve kendini Türk hisseden herkes Türk’tür demiş. Binlerce yıldır bu topraklarda yaşayan birçok etnik grubun artık ortak kültür paydası birdir, benzerdir. Elbette, ufak farklılıklar olabilir ancak bunlar bir aile içindeki iki kardeş arasındaki farklar gibi küçük farklardır. Bunlar asla bir İngiliz  ile bir Türk arasındaki farklar değildir. Bunun bilinci ve farkındalığında olursak; millet olarak şuurunu kaybetmiş ve bedbaht bir millet olmayız ve kendi kültürünü korumanın ve onu yüceltmenin Atamızın dediği muassır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkmayı başarmanın tek yolu olduğunu anlarız.

     Milletini korumak; benliğini, kültürünü korumaktan geçer. Maalesef bizler ülkemizin konumu gibi, hem batı hem de doğu arasında kaldığımızdan insanlarımızda iki tarafın etkisi altında kaldı. Ve 
insanlarımız, bülbül gibi ötmeye çalışan karga hikayesindeki kargaya benzedi. Bu çok tehlikeli bir durumdur. Bir milleti yok oluşa götürecek bir etkendir.

   Bugün tarih itibariyle çok önemli bir gün ve bugün itibariyle cumhuriyetimiz 100. Yılına girdi. Bu büyük bir dönüm noktası! Ancak gelecekte nice 100 yıllara ulaşmak ve muasır medeniyetler seviyesinde hatta daha da yükseğine ulaşmak için millet=kültür meselesini tam ve iyi anlamalıyız. Kültürümüzü korurken, aynı zamanda da kazanımlar elde edip onu zenginleştirerek geleceğe taşımalıyız. Bu, Cumhuriyetimizin temellerine olan bağlılığımızı ve Atatürk’ün vizyonunu yaşatmamızı sağlayacaktır.


Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kur'an ve Evrim

Zamanın Telaşını Unutturan Huzur

YABANCILAŞMAK