Kayıtlar

Mart, 2022 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Kontrol Etmeyi Bırak

          Kontrol etmeyi bırak. Bunu her şey için söylüyorum. Kontrolü bırak sadece yaşa. Ardını arkasını düşünme yapacaklarının. Unutma en büyük pişmanlıklar yapmadıklarındır, yaşamadıklarındır. 80'nine geldiğinde ah keşke geçmişe gitseydim de yapsaydım deme. Şöyle düşün 80'nindeyken bu dediğin olmuş ve şuana gelmişsin. O zaman neden yapmıyorsun, tekrar aynı şekilde tekdüze yaşamayı mı düşünüyorsun?        Bu hayatı; risk aldığın, harekete geçtiğin sürece yaşadığını hissedersin. Korkarak değil. Denemekten ve çabalamaktan asla vazgeçme çünkü gerçek kaybı vazgeçtiğinde yaşarsın. Aklında bir şey varsa yap, yap ki keşken olmasın. Diyelim ki denedin ve yaptın fakat sonucu istediğin gibi olmadı. O zaman da gönül rahatlığıyla dersin ki ben gerçekten de elimden geleni yaptım ama olmadı. Aksi halde ömrün boyunca içinde hep bir acaba taşıyacaksın. Ki bunun yükü çok ağırdır. Unutma kader gayrete aşıktır. Gayreti göster, karşılığını al. 

8 Mart Dünya Kadınlar Gününe Özel

   Kadınlar yaradılışı ve yapısı gereği narin ve naif varlıklardır. Kalplerine dokunmayı bilmek onlardan çok size faydası olan bir şeydir. Çünkü kalbine dokunabildiğiniz kadın sizin için her şeyi yapacaktır. Yeryüzündeki en cesur varlık artık odur.       Maalesef ki Dünya üzerindeki ataerkillik devam ettiği için her kadın daha küçük yaşlarda birer kız çocuğu iken kalpleri kırgınlıklarla dolu büyüyorlar. Onların üzüntüsü aslında ilk, kendi çocuklukluklarına oluyor. Aslında istedikleri tek şey  sevilmek ve bunun hissettirilmesi. Sıcacık bir sevginin içinde olacakları ortamın hayaliyle yaşıyorlar.        Her kadın elbette tek başına her şeyi başarabilecek güçtedir ama hepside içten istemektedir ki bir adam onlara her durumda kol kanat gersin ve bunun  güvencesiyle yaşasınlar. ( Kısa bir not: Aslında biz erkeklerde kadınımızdan bunu bekleriz ;) ) Bir kadının yüzündeki ve gözlerindeki mutluluğun kaynağı olduğunuzda inanın o kadın si...

Kötülükle Mücadele

İyilik bulaşıcı olduğu gibi maalesef kötülükte bulaşıcıdır.  İnsanlar beklemediği kişilerden kötülük gördüğünde ve bunların sayıları arttığında maalesef ister istemez kendileri de onlar gibi olmaya başlayabiliyor. Ve başıma ne geliyorsa iyi olmaktan geliyor tarzı bir düşünceye kapılıp narsistliğin ilk adımlarını atabiliyor. Sonrasında ise tek düşüncesi kendisi olan bir insan haline bürünebiliyor ve acımasız bir insan haline gelebiliyor. Ve karşısına çıkan insanlara da kendilerine davranıldığı gibi davranıyor ve onların da bu tipte bir insan olmasına yol açmış oluyor. Bir nevi bu tip insanlara narsist vampiri de diyebiliriz. Hayatına girdiği insanları da kendileri gibi yapanlar. Ki insan olmanın da en temel özelliği merhametli olabilmektir. Bu temeli kaybetmek demek savrulmak demektir.  Bunun olmaması ve bu vampir olarak adlandırdığım kişilerden etkilenmemenin ilacı içinizdeki iyiliği muhafaza etmektir. Çünkü insan içindekini muhafaza edebiliyorsa, dışarda ne yaşanırsa yaşansın...

AŞK

  AŞK             Sadece 3 harf ama içinde barındırdığı anlamı ifade etmek için okyanuslar mürekkep olsa tükenirdi. Zaten     Şems -i Tebrîzî'nin de Mevlana'ya dediği gibi aşkı kalem yazmaz ki kitaplarda bulalım ya da yazılarda. Bulmak için yaşamak hissetmek gerekir. Aşk bir noktada kendinden vazgeçip kendini onda bulmaktır. Ama sadece kendinden vazgeçmek aşktan çok saplantıyı getirir bundan kaçınmak gerek. Yoksa hakketmediğiniz acılarla yüzleşirsiniz. Ben aşkın ilah-i aşk boyutundayım çünkü o yolu yürüdüğün sürece o aşk bitmeyecektir ve ondaki lezzeti hiçbir yerde bulamayacaksınızdır. Burası çok ama çok derin ve farklı bir boyut, ben bu yazımda normal aşktan bahsedeceğim.          Aşk bir buluta benzer herkes aynı buluta bakar ve farklı yorumlar ya işte aynen de öyle bir şey. Ancak burada kendime farklı bir parantez açayım ben buluta değil gerçek aşka yani bulutların arkasındaki Güneş'e bakarım.  Güneş...