AŞK

 


AŞK

     
      Sadece 3 harf ama içinde barındırdığı anlamı ifade etmek için okyanuslar mürekkep olsa tükenirdi.
Zaten  Şems-i Tebrîzî'nin de Mevlana'ya dediği gibi aşkı kalem yazmaz ki kitaplarda bulalım ya da yazılarda. Bulmak için yaşamak hissetmek gerekir. Aşk bir noktada kendinden vazgeçip kendini onda bulmaktır. Ama sadece kendinden vazgeçmek aşktan çok saplantıyı getirir bundan kaçınmak gerek. Yoksa hakketmediğiniz acılarla yüzleşirsiniz. Ben aşkın ilah-i aşk boyutundayım çünkü o yolu yürüdüğün sürece o aşk bitmeyecektir ve ondaki lezzeti hiçbir yerde bulamayacaksınızdır. Burası çok ama çok derin ve farklı bir boyut, ben bu yazımda normal aşktan bahsedeceğim. 
        Aşk bir buluta benzer herkes aynı buluta bakar ve farklı yorumlar ya işte aynen de öyle bir şey. Ancak burada kendime farklı bir parantez açayım ben buluta değil gerçek aşka yani bulutların arkasındaki Güneş'e bakarım. 

Güneştir aşk, hem ısıtıcı hem yakıcı hem hayat verici hem de yok edici. 

Aşkla ilgili en çok sevdiğim betimlemeleri ise gene Hz Mevlena yapmıştır. En sevdiğim ve hak verdiğim bir beyitini de ekleyeyim.

“Aşk ateşten bir denizi mumdan kayıkla geçmektir. 

Aşk sandığın kadar değil yandığın kadardır. ”

Demiş Mevlena gerçekten de öyledir ne kadar yanarsan o kadar yaşarsın aşkı.


Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kur'an ve Evrim

Zamanın Telaşını Unutturan Huzur

YABANCILAŞMAK