Kayıtlar

Mart, 2023 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

AYRILIK

  Şükrü Erbaş – Senin Korkularını Benim İnceliğimi Ayrılık ne biliyor musun? Ne araya yolların girmesi, ne kapanan kapılar, ne yıldız kayması gecede, ne ceplerde tren tarifesi, ne de turna katarı gökte. İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık! İpi kopmuş boncuklar gibi yollara döktüğü gözlerini, birer damla düş kırıklığı olarak toplaması içine. Ardında dünyalar ışıyan camlar dururken, duvarlara dalıp dalıp gitmesi. Türküsünü söylecek kimsesi kalmamak ayrılık. Saçına rüzgar, sesine ışık düşürememek kimsenin. Çiçekçilerden uzağa düşmesi insanın yolunun. Güneşin bir ceza gibi doğması dünyaya. İki adımdan biri insanın, sevincin kundakçısı, hüznün arması ayrılık. O küçük ölüm! Usta dokunuşlarla bizi büyük ölüme hazırlayan. Ayrılık, o köpüklü öpüşlerin ardından gidip ağzını yıkadığında başlamıştı. Ben bulutları gösterirken, ‘bulmacanın beş harfli yemek sorusuna’ yanıt aramanla halkalanmış, ‘Aşkın şarabının ağzını açtım, yar yüzünden içti murt bende kaldı’ türküsü tenimde düğümlenirken...

ÖZLEM

     Bazen bir koku, bir şarkı, bir an alır götürür seni geçmişe. Bir Zaman yolcusu olursun o anda. Dalar gidersin. Yaşarsın yaşadıklarını tekrardan. Kimi zaman yüzünde bir tebessüm ile izlersin o anları, kimi zaman da acı ile kimi zaman ise dışarıdan bakıldığında anlamsız ama derinliklerinde bir çok ifade barındıran bir bakış ile izlersin. Bir hüzün gelir ardından. Hüzünün kelime anlamı “içsel duygulanım”dır. Ne güzel bir ifadedir. Açık olmak gerekirse anda yaşamayı tam anlamıyla özümsemiş biri olduğumdan beri özlemek bana gittikçe uzaklaşan bir kavram olmuştur. Çünkü her anı gelecekte özleyebileceğim farkındalığını o anda yaşadığım için artık geçmişe bakmaya, düşünmeye zamanım kalmıyor. Çünkü an kaçıyordur. Yine de nadiren de olsa arada bir geri durmak, durulmak, içsel duygulanımı yaşamakta çok iyi geliyor insana. Bu alışagelmiş olduğunuz bir geçmiş özlemi değildir, o bana çok saçma gelir. Bu daha çok içsel bir sorgulama ile başlayıp, bu ana ulaşan genel bir sorgulamanı...

Sonsuzluğa Adım Atmak

     Anda yaşamaktır bunun sırrı. Geçmiş ve gelecek ilüzyonunu ortadan kaldırmaktır. Tek bir zaman vardır artık senin için , o da tek gerçek olan şimdi, yani andır. Ama maalesef çoğu insan geçmişin pişmanlıkları, geleceğin kaygıları derken, elinde somut olarak var olan tek gerçek anı, bu tür ilüzyonlara kaybettirtiyor. Ve hayatı kaçırıyor. Kısacası yaşamayı. Hayattan zevk ve tat almayı. Biliyorum bu kolay değil ama imkansız da değil. Geçmişten kurtulmak için büyük bir affedişe girmeniz ve önce kendinizden başlayıp her şeyi affedip, tamamen geride bırakıp, bir daha üzerine şuandaki gibi saplantılı bir şekilde düşünmeyi de bırakmanız gerekmektedir. Ve böylece geçmiş sizin için de artık gerçekten geçmişte kalacak.       Gelecek kaygılarını ise tamamen bir kenara atıp sürece ve kendinize olan güveninizi dile getirip sadece o anda yapmanızı gerekenleri yapıp hayatınıza devam ederek yeniceksiniz. Görüceksiniz ki siz gereksiz düşüncelerle kendinizi meşgul etm...