ÖZLEM
Bazen bir koku, bir şarkı, bir an alır götürür seni geçmişe. Bir Zaman yolcusu olursun o anda. Dalar gidersin. Yaşarsın yaşadıklarını tekrardan. Kimi zaman yüzünde bir tebessüm ile izlersin o anları, kimi zaman da acı ile kimi zaman ise dışarıdan bakıldığında anlamsız ama derinliklerinde bir çok ifade barındıran bir bakış ile izlersin. Bir hüzün gelir ardından. Hüzünün kelime anlamı “içsel duygulanım”dır. Ne güzel bir ifadedir. Açık olmak gerekirse anda yaşamayı tam anlamıyla özümsemiş biri olduğumdan beri özlemek bana gittikçe uzaklaşan bir kavram olmuştur. Çünkü her anı gelecekte özleyebileceğim farkındalığını o anda yaşadığım için artık geçmişe bakmaya, düşünmeye zamanım kalmıyor. Çünkü an kaçıyordur. Yine de nadiren de olsa arada bir geri durmak, durulmak, içsel duygulanımı yaşamakta çok iyi geliyor insana. Bu alışagelmiş olduğunuz bir geçmiş özlemi değildir, o bana çok saçma gelir. Bu daha çok içsel bir sorgulama ile başlayıp, bu ana ulaşan genel bir sorgulamanın getirdiği köprüdür. Hatırlamaktır. An’maktır. Tevafukları özümseyip kavrama girişimidir. Geleceğin kapılarını aralayan sır perdesini biraz daha aralamaktır.
Okumanız Gereken Blog:
Sonsuzluğa Adım Atmak
Yorumlar
Yorum Gönder