ÇOCUKLUK
Çocukluk ne güzel şeydi. Dertlerin en az olduğu sevinçlerin mutlulukların en çok olduğu.
Küçük şeylerle mutlu olup hani o küçük şeylerle dünyaların bizim olduğu zamanlar. Tek derdimiz büyük olmaktı, büyümekti. Ve ilginçtir ki gerçekten de bize dert ve dertleri getirecek olan da buydu.
Kimileri bunların sonunda masumiyetini kaybetti, kimileri hayat sevincini. Kimileri ise bunların sonunda olgunlaşmış saygın bir birey oldular. Ama ortak nokta kaybedilen çocukluktu.
İşte bu yüzden bu dünyadaki en şanslı bireyler çocuklardır işte bu yüzden nerede çocuk görsem onlarla bir olur onları mutlu etmeye çalışırım. Onların o masum ve samimi gülümsemeleri, parlayan göz bebekleriye sizlere bakması, hissedebilene en özel en güzel şey. Ve belkide bunları yapmamın bir sebebi de onların bu şansına ortak olma çabasıdır.
Sözlerimi Özdemir Asaf’ın bir şiiriyle sonlandırmak istiyorum. Ne demişti:
“Çocukken güneş olmak isterdim,
Sonra anladım ki en iyisi çocuk olmak.
Çünkü güneşten sıcaktı kalbim.
Büyüdüm derken, yaşam denen ayazda üşüdüm.
Soğudu buza döndü kalbim.
Ne “güneş” olabildim,
Ne “çocuk” kalabildim.”
Yorumlar
Yorum Gönder