Akl-i Selim + Kalb-i Selim + Zevk-i Selim = Hikmet

  Akl-i Selim: Doğrunun ne olduğunu bilmek

 Kalb-i Selim: İyinin ne olduğunu bilmek

 Zevk-i Selim: Güzelin ne olduğunu bilmek

Bir şey iyiyse doğru olmak zorundadır, doğruysa güzeldir, güzelse iyidir.

    Bu üçü de bir ahenk içinde olmalıdır. Bir senfonin içinde dans edercesine hareket ettiklerinde hikmetin ne olduğu görülür. Ancak bu bütünlüğü, ahengi kaybettiğimizde kalp başka yere gider, akıl başka yere gider, duygular başka yere gider. Ve sonucunda parçalanmış, yaralanmış, darbeler almış bir insan ortaya çıkar.

    Günümüzde yapılan en büyük hatalardan bir tanesi de aklı duygulardan arındırmak, kalbi de sentimentalize etmek. Yani aşırı duygusallaştırmak. Halbuki "akıl ne kadar hissedebiliyorsa kalpte o kadar düşünür." Aklın hissetme duygusu, dokusu olduğu gibi kalbinde akletme melekesi vardır ve zaten ikisinin birbirini beslediği oranda akıl ve kalp aynı yerde olur. İşte o zaman doğruyla iyi ve onun devamı olarak güzel bir arada bulunur.

    Kalbin bu işlevini tekrar toplum nezdinde kazandırmak son derece önemlidir. Kalbin de akleden bir meleke bir cevher olduğunun farkına vardığımız zaman, varlıkla olan akli ilişkimiz yani mantık üzerinden kurduğumuz ilişki soğuk, köşeli ve ruhsuz bir ilişki olmaktan çıkar. İşte o zaman aklıyla düşünen kalbiyle hisseden aynı kişi olur, aynı yerde birleşir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kur'an ve Evrim

Zamanın Telaşını Unutturan Huzur

YABANCILAŞMAK